Prof. Dr. Hasan KÖNİ | Okyanus Güvenliği

Okyanus Güvenliği uluslararası ilişkilerde deniz güvenliği, okyanus yönetimi ve uluslararası güvenlik sorunlarının yanında yer alan yeni bir kavram olarak ortaya çıkıyor.

Prof. Dr. Hasan KÖNİ | TESAM Yüksek İstişare Heyeti Başkanı

A-Genel Güvenlik Sorunları ve Projeler 

Uluslararası ilişkilerde deniz güvenliği, okyanus yönetimi ve uluslararası güvenlik sorunlarının yanında yer alan yeni bir kavram olarak ortaya çıkıyor. 2014 yılında İngiltere, Avrupa birliği ve Afrika Birliği yeni ve geniş deniz güvenliği stratejileri ortaya koydular. NATO  2011 yılında güvenlik stratejileri arasına İttifak Deniz Stratejisini yayınladı. Amerika daha 2004’de  ulusal deniz güvenliği stratejisini yayınlamıştı. Uluslararası denizcilik Örgütü deniz güvenliğini görevlerinin arasına ekledi. 

Devletler deniz güvenliğinin hangi konuları kapsadığı konusunda uzun bir zaman tanımlama çabalarına giriştiler. 2008 yılında yayınlanan: ’Okyanuslar ve Deniz Hukuku Raporu’ deniz güvenliğine ilişkin konuları şöyle sıralıyor: a)Deniz Haydutluğu ve Silahlı Soygun b)Terörist Eylemler c)Yasadışı Silah ve Kitle İmha Silahı Satışları d) Yasadışı  Uyuşturucu Satışı e)Kişileri Deniz Yoluyla Kaçırma ve Satma e)Yasadışı, Habersiz ve Düzensiz Balık Avcılığı ve g)Deniz Çevresine Yasadışı ve Kasti Zarar Verme.Avrupa Birliği bu güvenlik tehditlerine bir de siber güvenlik sorununu  ekliyor. 

Yakın zamanlarda güvenliğin bilinen kavramları arasında özellikle deniz konusunda ekonomik güvenlik boyutlarının öne çıktığını görülüyor. Okyanusların kaynakları için rekabet hızla gelişiyor. Kıyı devletleri ekonomilerini genişletiyorlar ve küresel nüfus bu yüzyıl sonlarına doğru 11 milyara doğru gelişiyor. Günümüzde 3 milyar insan günlük protein gereksinmeleri için balık tüketimine ağırlık veriyorlar ve bu gelişme önümüzdeki yıllarda artacak gibi gözüküyor. Bugün var olan balık stoklarının %90’ı tüketilmiş durumda .Bu  arz ve talepteki artış dünyanın önemli bölgelerinde  örneğin, Batı Pasifik’te, Gine Körfezinde ve suları ısına Arktik bölgede  çatışmalara yol açması bekleniyor. Bu gelişmelerin yanında derin deniz madenciliği, kıyı turizminin çevreyi sürekli kirleten gelişmesi ve deniz için petrol ve gaz aramaları deniz güvenliğini tehlikeye atıyor. Batılı ekonomistler bu gelişmeye ‘Mavi Ekonomi veya ‘Mavi Büyüme’ adını veriyorlar 

Gerçekte günlük çatışmalar belirtilmemiş ve düzensiz balık avcılığından doğuyor. Balıkçılık küresel gıda ticaretinin 30% oluşturuyor. Düzensiz ve izinsiz balık avcılığı sürekli kaynak yönetimini ve  yasal balık pazarlarını rahatsız ediyor. Kaçak balık avcılığı aynı zamanda yukarda belirttiğimiz B.M. Genel Sekreterinin raporunda yer alan güvenlik tehditleriyle birlikte yapılıyor. Bu husustaki ana aktörler transnasyonal suç örgütleri ve balıkçılık filolarını ve deniz gıda ticaretini kendi avantajlarına kullanmak isteyen gelişmekte olan ülkelerden geliyor. 

Bu rahatsız edici gelişmeler yanında iklim değişikliği nedeniyle deniz ekonomik sistemi de değişiklikler gösteriyor. Bu değişiklikler Arktik bölgesinin geniş alanlarının açılışı, deniz dipi sistemlerinin çöküşü ve diğer temel ekosistemlerdeki değişiklikleri kapsıyor. Bunlarla birlikte deniz canlıları ve türleri dünyanın yeni alanlarına ve sularına göç ediyorlar. Bütün bunları önlemek için yeni bölgesel deniz güvenliği ittifaklarının kurulması zorunlu yeni gözetim sistemleri ve hukuki zorlama mekanizmaları ve sürekli kalkınma uygulamaları da gerekli. Kısa süreli uygulamalar okyanusların aşırı kullanımı karşısında yeterli olmuyor. 

Balıkçılık çatışmalarının yanında Arktik bölgesindeki gaz ve petrol kaynakları, artık kıta sahanlığı dışı ve sorunlu sulardaki çalışmalar, özellikle Güney Çin denizindeki, var olan siyasal gerilimlerin artmasına neden olmaktadır. Açık denizlerde deniz dibi madenciliği ve biyolojik çeşitliliği koruma çabaları .özellikle devletlerin yargı yetkileri dışında olan alanlarda, Uluslararası Deniz hukuku Andlaşmasının  ve ek anlaşmaların uygulanıp uygulanmadığına tanıklık edecektir. 

Okyanusların güvenliği projesi deniz kaynakları üzerindeki rekabetin doğurduğu küresel güvenlik sorunları hakkında çözümler üretmek için ortaya atılmıştır. Özellikle, sürekli kalkınmayı desteklemek, ittifaklar oluşturma ve bazı ülkelerin liderliği önem kazanmaktadır. 

Bu acıdan; deniz kaynakları üzerindeki çatışmaların yerini tespit etme, bu çatışmaların çözümü için anlaşmazlıkları çözmek, demografik ve sosyoekonomik değişikliklerin jeopolitik ve yönetim dinamikleri ile bağlarını bulmak, bu çatışmaları takip etmek ve gözetimleri için yeni teknolojiler bulmak ve  zorlayıcı yasal önlemler ile deniz güvenliği, ülke güvenliği ve sürekli  kalkınma arasında önemli bağları ortaya koymak ,bu projenin amacını oluşturmaktadır. 

B-Yasadışı balıkçılıkla Mücadele 

Açık denizlerde yakalanan balıkları tespit için birkaç araç bulunmaktadır. 2016’da  Amerikan hükümeti  ‘balık aklama ‘adı altında yasal ve yasal olmayan yoldan yakalanan balıkların okyanuslarda gemilere yüklenerek gözetimden  kaçırıldığına dikkati çekmektedir. Yapılan araştırmalara göre yasadışı ve düzensiz ve bildirilmemiş tuna balığı yakalama faaliyetleri  açık denizlerde  ve  devletlerdin münhasır ekonomik bölgelerinde devam etmektedir. Özellikle Avustralya, Yeni Zelanda, Papua Yeni  Gine ve diğer 12 Pasifik adalarında  balıkçılık lisansı olan  gemilerle kotaları dışında  balık yakalanmakta ve kota dışı balıklar açık denizde diğer bir gemiye transfer edilmektedir. Böylece yasa dışı balıkçılığı önlemek gittikçe zorlaşmaktadır. 

Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa iki büyük balık pazarı olarak ortaya çıkmak. Bu nedenle bu devletlerden balıkçılık konusunda şeffaf olmaları istenmektedir. Balıkçılık işi yıllık olarak milyarlarca dolar tutarındadır.Yasa dışı  balıkçılığı önlemek hem aşırı kazançları denetim altına alma  hem de milyonlarca insanın gıdası ile oynanmasını önlemek için  dikkate alınması gereken bir husustur. Bir çok tür yasa dışı balık avcılığı bulunmaktadır.Örneğin, yasak bölgelerde balık avcılığı yapmak, uluslararası ı balıkçılık kurralarına uymayan teknelerce yapılan avlanmalar ,yakalanan balık miktarının bildirilmemiş olması..Bu tür yasa dışı balık avcılığı  uluslararası alanda balık arzının azalmasına neden olmaktadır.2016 yılında istihbarat servislerinin değerlendirmelerine göre  yasa dışı balık yakalama faaliyetleri transnasyonal örgütlü  suç örgütleri tarafından da gerçekleştirilmektedir.Bu örgütlerin tekneleri  aynı zamanda  yasa dışı silah satışlarında da kullanılmaktadır.Bu tür gelişmeler Çin, Japonya  ve Meksika Körfezinde  ,Amerika ve Meksika arasında  gerilimlere neden olmaktadır. 

Amerikan hükümeti  2018 yılında çıkardığı bir ‘Deniz Koruma Yasası’ ile  hükümetin, diplomatik, askeri, kalkınma ile ilgili ve ekonomik araçları kullanarak bu suçu işleyenleri n takibini sağlanması istemiştir.Bu nedenle Amerika’da ithal edilen balıklar için yeni bir ithal rejimi ortaya konmuştur.Amerika’ya ithal edilen balıkların  geliş yolları diğer  devletlerle işbirliği yapılarak takip edilmektedir.Böylece ithal edilen balığın  kimler tarafından yakalandığını ve yasal olup olmadığını Amerikan tüketicileri artık bilmektedirler.Balıkçılık tekneleri uluslararası alanda artık takip edilmektedirler. 

Balıkçılık konusundaki yasama çalışmalarında dikkati çeken diğer bir husus, insan kaçakçılığı, kötü çalışma koşulları, işçinin aşırı çalıştırılması ve balıkçılık endüstrisindeki diğer konularında gözününde tutulması zorunluluğudur.Balık ürünleri köle işçiler tarafından yakalanmaktadır.Batılı tüketiciler bu tür ürünleri  satın almak istememekte ve Batılı balıkçılık işletmeleri  Pazar yerinde bu tür ürünlerle rekabet etmek istememektedirler. 

C-Okyanus Güvenliği İçin Önlemler 

Denizlerin kanunsuzluğunu önlemek için  2016 yılında ‘Kıyı Devletleri Önlemleri Anlaşması ‘ yürürlüğe girmiştir.Anlaşmaya göre yasa dışı balıkçılık yapan  gemiler anlaşmaya taraf ülkelerin limanlarına mallarını getiremeyeceklerdir.&0 ülke ve Avrupa Birliği  bu anlaşmayı imzalamış bulunmaktadır.Son birkaç yıl içinde  yasa dışı balıkçılık faaliyetlerini izlemek için  yüksek kapasiteli teknik araçlar devreye sokulmuştur.Bunlar denizaltı arabaları, insansız hava araçları ve uydular olarak belinlenmektedir.Kürsel Balıkçılık Gözetimi, Google ortak olarak, ayrıca Oceana ve Skytruth küresel balıkçılık faaliyetini en ince  ayrıntılarına kadar ortaya koymaktadırlar..Paul Allen tarafından kurulan Vulcan Teknolojisi, Skylight sistemi ile uydu imajlandırmasını kullanarak yasa dışı.düzensiz ve izinsiz balıkçılığı takip edilmesinde  önemli bir rol oynamaktadır.Bu aletler Palau ve Gabon tarafından bile kullanılmaktadır. 

Bu yeni tekniklerin yanında  limanlardaki  denetim ve şeffaflık yeterli olmamakta, bu konuda çalışan personel için  belirgin bölgesel görevler ve geniş cezai yetkiler verilmesi gerekmektedir..Komşu olan ülkeler geniş  uygulama anlaşmaları yapmak zorundadırlar.Ortak ulusal  amaçlar ve yasal görevlilerin ortak çalışması olmazsa ,kaçıkçılar açık denizlerde işlerini kolayca görebilceklerdir.Deniz güçleri ve kıyı güvenliklerinin bölgesel  olarak  önleyici ve zorlayıcı hususlarda birlikte çalışması gerekmektedir. 

Yasa dışı balıkçılığa karşı mutlaka yasal eyleme geçilmelidir.Bu nedenle elektronik verilerin delil olarak kullanılmasına izin verilmelidir.Bölgesel otoriteler eskimiş olan delil yasalarını yeni teknolojilere göre düzenlemek zorundadırlar.Yasa dışı balıkçılık konusunda  yasalar aynı cezaları vermek zorundadır. Yoksa, kaçakçılar yasaların daha gevşek olduğu ülkelere  yönelmektedirler.Endonezya Balıkçılık Bakanlığı yasa dışı avlanan gemileri imha etmektedir.Bu husus Endonezya sularında etkinlik yaratmıştır. 

Sonuç 

Son olarak  cezanın etkileyeci olması için caydırıcı olması gerekmektedir..Cezalandırma konusundaki başarılar uluslararası alana yayılmalı ve suçluların bu tür cezalandırmalardan haberi olmalıdır.Bu hususta ceza kurumları için  Çevresel Hukuk Enstitüsü 2016 yılında yayınladığı raporunda  ‘Denizde Korunan Bölgelerde Cezalandırmayı Güçlendirici Araçlar’ adı altında  bütün deniz bölgelerinde uygulanacak bir örnek statü  ortaya koymuştur.Yakın gelecekte  gıda sorunlarının yaşanacağı dünyada balıkçılık  konusu  ve bu konuda yapılan uluslararası  ve bölgesel andlaşmalar gittikçe önem kazanacaktır. 

Daha Fazla Göster
Kapalı